11 Mart 2014 Salı
Güle Güle Berkin !
Annesi hızlı koşup kaçamaz diye ben giderim demişti bakkala ekmek almaya, ölümüne gidiyordu, canilerle dolu bu dünyada hayallerini gaz fişeğiyle birlikte bırakmaya gidiyordu.
Bir insanı öldürmek bütün insanlığı öldürmek değil miydi?
Bir çocuk öldü bugün, günahsız bir çocuk...
Mahallesinde ekmek almaya giderken,
Rahat uyu Berkin,
Yüreğimiz seninle...
8 Mart 2014 Cumartesi
Yoksa Hep Bahar Mıydı?
Bahar geldi gelecek derken kışı neredeyse hiç yaşayamadık bu sene. Ankara'dan sonra İstanbul'a yerleşen her birey gibi Akdeniz ikliminde yaşadığımı hissediyorum. Haksız da sayılmam Mart da geldi ama havalar sıcacık. Kuraklığa sebebiyet vermeyecek olsa benim için bir problem de teşkil etmeyecek bu durum :)
Ne çok havadan sudan bahsettim değil mi? Oysa bir ayı aşkın süredir uğrayamadım buralara, en son neredeydik işe girmiştim ben. Bir girdim pir girdim Bana hiç de uygun olmayan eve geldikten sonra yaşamak için sadece yemek yiyip, uyuyan ve ertesi gün yine işe giden bir organizmaya dönüştüğümden olsa gerek sizlerden uzak kalmam.
Şimdi yine iş arama maceralarında, evine, küçük mutlu yaşamına devam eden biriyim. Üzüldüm, yoruldum bir silkelendip kendime geldim. En karamsar olduğum anda uzun süredir çalışmak istediğim mesleğimi hakkıyla icra edebileceğim iş başvurularıma da cevap gelmeye başladı. İnşallah hayırlısı olur da paylaşırım sizlerle.
Migrosa çok güzel sümbüller, nergisler, laleler gelmiş ben de aldım görünce dayanamayarak. Ucuzluk pazarından aldığım mini saksıları da kaptım hemencecik ampuller yanıverdi kafamda. Evde o kadar boya bende de boyama isteği varya ne güzel işte ilk transfer çalışmamı da hayata geçirmiş oldum.
Birkaç saksım daha var onlara da yapmak lazım bir şeyler. Canlı bitki nasıl da değiştiriveriyor evin havasını bahar tazeliği sarıveriyor, etrafa canlılık katıyor.
Börekler de milföylerin muffin kalıplarında pişirilmesiyle bu hale geldi. Kıymalı yaptım ama siz neli isterseniz öyle deneyin, sunumu fena olmuyor.
Çok ara vermeden görüşmek üzere,
Sevgiyle kalın ♥
9 Şubat 2014 Pazar
Güzel Haberler
Buralara uğramayalı neler oldu neler? Demiştim ya sevgili uzak uzak diyarlarda diye o beklenen kavuşma gerçekleşti. İş görüşmelerine gelince hani hiç aramazlar aramazlar sonrasında birbiri ardına kapılar açılır önünüze, kritik kararlar vermeniz gerekir, benim için de öyle oldu tam olarak. Güzel haberler peş peşe geldi ve yarın heyecanla çalışma hayatıma geri dönüyorum :)
Annem de misafir bizde. İşe başlayacağım diye neler yapıyor neler? Buzluğu nefis yiyeceklerle doldurmakla meşgul. Döktürüyor gerçekten bugün üç aylık içli köfte stoğumuz oluştu. Duyumlarıma göre sırada mantı var ve sonrasını ben de bilmiyorum :)
Geçtiğimiz hafta spora da yazılarak sağlıklı yaşam için büyük bir adım attık. Ben daha çok Pilates derslerini kaçırmamaya gayret ediyorum. Hocamızın yaptığı programa da uymaya çalışıyoruz ama ilk günler olduğu için pestilimiz çıktı desem hiçte yalan olmaz.
10 Marifetin yaptığı kış temalı yılbaşı yarışmasından sizlere burada bahsetmiştim hatırlarsanız. Ben de aktif olarak birkaç çalışmamla yer almıştım. İşte bu benim en iddialı eserim. Dereceye giremese de kendimce büyük başarı elde ettiğimi düşünüyorum. Kutunun yapımı, kumaşla kaplaması, iğnedanlık ve diğer tüm aksesuarların yapımı bana ait. Yarışma sayesinde etaminle tanışma fırsatı yakaladım ve bırakmaya da hiç niyetli değilim. Nasıl yapıldığını merak edenler buraya tıktık.
Herkese mutlu bir hafta diliyorum. Sevgiyle kalın ♥
29 Ocak 2014 Çarşamba
Patik Örmüşsem...
Son günlerde sevgi yumağı oldum bir anlamda. Bu işsizlik dönemi devam ederse daha neler yapacağım kim bilir? En son 90'lı yıllarda hanım teyzelerle birlikte havlu kenarı yapmışlığım vardı :) Lise yıllarında çok da gereksiz bulurdum bu dantel şeysini..Evlerin tamamen dantel örtüsüyle kaplanmasından olsa gerek. Oysa şimdi elişi detayı olan tasarımlara bayılıyorum, kararında olması kaydıyla :)
İşte tığ işi nereden düştü aklıma? Pinterest diye dünyayı ayağınıza getiren bir oluşum var. Harika işler, çalışmalar, fotoğraflar içinde kayboluyorsunuz. Kanınıza giriyor, yapıyorsunuz. Benim patiklerim de böyle oldular. Şimdi ayağımdan çıkarmıyorum kendilerini. Bakalım yenilerini yapana dek de papuçlarını dama atmaya hiç niyetim yok :)
İki gündür havalar iyice soğudu sevgili zaten uzaklarda, özlemim hat safhaya ulaşmış, iş görüşmeleri sürüyor. Güzel haberlerin kavuşmaların olduğu bir hafta sonunu beklerken...
Sevgiler :)
28 Ocak 2014 Salı
Kayıp !
Heyecanla takip ettiğim tek yerli dizi Kayıp bugün final bölümüyle veda etti. Bu kadar harika, sürükleyici, kaliteli bir dizi ekranlara fazla geldi. Bilmem kaç yüzüncü bölümü çekilen, suyu çıkmış dizileri yayınlamaya devam Türkiye. Gözümüz oyunculuk görmüştü, senaryo görmüştü çokmuş bize :(
Emeği geçen herkesi kutlarım. Emeğinize, zekanıza, yüreğinize sağlık.
26 Ocak 2014 Pazar
Söz ve Müzik
Uyku tutmaz bazen umarsızca değiştirirsin kanalları kumanda elinde ''Söz ve Müzik'' adlı bir belgesel gelir vurur seni. Bir güler bir ağlarsın şarkılarla. Bir de evde yalnızsan, sevgiliye olan özlem kat be kat artmışsa Sezen Firuze'yi patlatır suratına, Firuze ağlar sen ağlarsın.
''Güzellik insanı öper gider ama onun bir bedeli var, öde'' Annesinin Aysel Gürel'e olan öğüdünü anlatıyor Müjde Ar ve daha unutulmaz müthiş anıları.
Aysel Gürel bu dünyaya veda ettikten sonra evinden çuvallarla şarkı sözleri çıkarır yakınları ta ki bir not parçası evin bir köşesinde sıkışıp kalmıştır.Yeni kiracı Tarkan'ın arkadaşı çıkar ve bu not kağıdını bulur bulmaz iletir ona. Tarkan Müjde Ar'ı arar sözleri bestelemek için izin ister. Aysel Gürel'in ölümünden 2 sene sonra hayat bulan Sevdanın Son Vuruşu olur bu.
Sezen Aksu Bölümü için buraya.
Hoşçakalın,
Nostaljiyle kalın :)
Etiketler:
Aysel Gürel,
NTV,
Sezen Aksu,
Söz ve Müzik Belgeseli,
TV
15 Ocak 2014 Çarşamba
Ankara'ya Dönüş ama Bu Sefer Başka...
Küçük bir börek ve baklava üretim tesisi için kalkıp Ankara'ya gelmek çok ta mantıklı görünmese de bir yerlerden başlama, idealist düşünceler içerisinde orayı örnek bir işletmeye dönüştürme hayali heyecan veriyordu. Ne hayaller ama öyle ki ustanın sigara içtikten sonra baklavayı açmaya devam ettiği bir yerde bir haftadan fazla dayanamadım. Maaşlarının doğru dürüst ödenmediği bir işletmede gıda güvenliği pek de umurlarında değildi doğrusu. Gıda sektörünün ülkemizde ne durumda olduğunun küçük bir örneğiydi sadece.
Öyle böyle yaşanan hayal kırıklıklarından sonra güzel bir iş bulup kardeşimle eve çıkmış, üç senemi başkentte geçirmiştim. Bizim ufaklık Kübra'da üniversite sınavlarında iyi bir dereceye girince ikinci senemizde onu da aldık yanımızda. Artık üç kardeş ev arkadaşı olmuştuk.
Şimdi buraya tekrar gelişimin sebebi ise hayırlı bir iş. Benim bir küçüğüm Elif'imin sözü vardı. Şuan hala Ankara'dayım. Meğer İstanbul havasından sonra ne soğuk geliyormuş burası. Sisin eksik olmadığı, araba camlarının buz tuttuğu, ama yine de kendine alıştıran bir şehir.
Bizim kız bankacı ve yoğun çalışıyor. Söz günü elbisesini almaya gittik cümbür cemaat. Annem evde hazırlıkları yaparken biz de damat ve kayınvalideyle birlikte iki alışveriş merkezi tavaf ettik ve en son girdiğimiz mağaza da bulabildik anca içimize sinen bir elbise. Tamamen genetik sebeplerden ötürü bu kadar uğraştık, sulak yerde yetişmemizden midir bilinmez ailecek yabana atılmayacak kadar uzun boyluyuz. Giydiği elbiseler çok şık dursa da inanılmaz kısa geliyordu. Neyse ki hallettik en umutsuz anımızda. Eve vardığımızda saat 5 civarındaydı ve 8 gibi söz kesilecekti. Hummalı çalışmalar ve hazırlıklar aralıksız devam etti. Öğrenci evimizde neşe dolu, samimi, içten bir söz akşamı oldu.
Günün yorgunluğundan sonra ayakkabılar da çıkarılır şıklık arka plana atılır artık. Bir de şu bulaşık makinesinin ne kadar büyük bir nimet olduğu tekrar hatırlanır ve evet evet burası öğrenci evi arkadaş diye içten geçirilir yine :))
İnşallah çok mutlu olurlar, tüm sevenler birbirine kavuşur :)
Sevgiyle kalın ♥
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

































